UZAK-YAKIN BULUSMALAR
“UZAK-YAKIN BULUŞMALAR”
Türkiye için İstanbul, ekonomik anlamda olduğu kadar kültürel anlamda da üretim ve tüketimin merkezi konumundadır. Dünya düzeninde değişen dengeler, kültür ve sanat alanında alışılageldik sanat merkezlerine alternatif yeni merkezler oluşmasına neden olmaktadır. İstanbul da bu yeni merkezler arasında öne çıkan örneklerden birisidir. Bu yeni durum, farklı kültürlerde geçmişini oluşturmuş olan ve yeni merkezlere dönüşen kentleri, küresel bir rekabetin içine sokmuştur. Bu aynı zamanda, küreselleşen kentlere yabancı / öteki olan değerlerin, merkezde yaratılan kültürle bütünleşmesine, dolayısıyla da bir tür benzeşmeye, aynılaşmaya neden olmaktadır.
Küreselleşmenin öne çıkardığı kavramlardan birisi de kuşkusuz tüketim bağımlılığıdır. Sermaye dolaşımı, beraberinde bilginin ve teknolojinin yönünü de belirlemektedir. Kentleri küreselleştiren bu akış, kent ve kentli olma kavramını değiştirdiği gibi, kentte yaşayan bireyin algı biçimini de değiştirmiştir. Kentin karmaşık sürecinde yaşayanlar, kentin koyduğu kurallar ve sınırlar içerisinde yeni bir kültür üretimine katkıda bulunmaktadırlar. Merkezleşen kentler yeni olanaklar sunarak, güçlü çekim alanları oluşturmaktadır. Bu durum, bireylerin merkez özlemi ile birleşince, kitlelerin çevreden merkeze doğru kaymalarına hız kazandırmıştır. Bu hızlı değişim, bireyle kent ve bireyle birey arasında ‘öteki’ bağlamında bir ilişkinin oluşmasına sebep olmuştur.
‘Merkez ve çevre’ türünden keskin ayrımlara dayalı ikili karşıtlıkları, Derrida’nın söylemiyle kırmayı denemek ve bunu başarmak mümkündür. Bu kırılmayı oluşturabilmek içinse, başta entelektüel sermayenin, sanatçıların ve kültür adamlarının, durumu tersine çevirebilecek bir yapıya önayak olmaları gereklidir.
İstanbul’da yaşayan ve kentin değişiminden doğrudan etkilenen sanatçılar ile bu merkezin çekim alanına belli bir mesafede duran Anadolu kentlerinden sanatçıları buluşturan “Uzak-Yakın Buluşmalar” sergisi, merkezin varolan sanat söylemini zenginleştireceği gibi, alternatif bir söylem oluşturmamız gerektiğinin altını çizilmesine de olanak sağlayacaktır.
Devabil Kara