
Kasım 22, 2021 Hürriyet
Okul öncesi dönemde görsel sanatlar ile ilgili etkinliklerin bir çocuğa kazandırdığı değerler çocuğun daha sonraki öğrenim yaşamına büyük katkı sağlamakla kalmaz, geri kalan bütün yaşamı için de büyük önem taşır. Sanat bilişsel ve duygusal bir etkinlik olarak özünde oyun barındırır ve çocukların sonsuz hayal gücünü, neşesini, ön yargısızlığını, cesaretini, umudunu ve yaratıcılığını yetişkin insan yaşamına taşır.
Günümüzde sadece ülkemizde değil tüm dünyada eğitim politikaları çocukların, gençlerin, toplumun ihtiyaçlarının gerisinde kalmış durumdadır ve yenilenmeleri için çaba gösterilir. Bunun nedeni hali hazırda yürütülen modelin Modernizm döneminin bir ürünü olmasından kaynaklanmakta, 19. yy sonlarında ortaya çıkan bu model sanayileşme evresinde olan toplumda, fabrikalarda çalışacak, her gün tek düze bir işi yapacak, komut almayı, çoğunlukla da bunu sorgulamadan uygulamayı benimseyecek kitleler yaratmaya yönelik bir modeldi. Ancak günümüz bilgi teknolojileri dünyasında artık toplumun, kurumların ve bireyin ihtiyaçları çok farklı. Bu yüzdendir ki başta gelişmiş devletlerde eğitim sisteminde radikal değişimler yapmak için pek çok araştırma ve deneysel yönetmeler toplum gündeminin bir parçası.
EN ÖNEMLİ EVRE 0-6 YAŞ DÖNEMİ
Bu uğurda eğitimcilerin yaptığı çalışmalar göstermiştir ki bu sadece eğitimcilerin yapabileceği bir değişim değildir. Fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak sağlıklı bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bir sistem için bilim insanlarının insan bedeni ve zihin yapısı araştırmalarına ihtiyaç vardır. Bu araştırmalar göstermiştir ki: bir insanın fiziksel, duygusal, zihinsel sağlığının şekillenmesinde ve entelektüel olarak yaşamında gösterdiği gelişmede en önemli evrenin 0-6 yaş dönemi olduğudur.
Yazının devamı için tıklayınız