KORKUT TANKUTER YAZI
Nesnelerin Psişik Yansımaları
● Korkut TANKUTER
RESİM ve özgün baskılarıyla dikkat çeken genç kuşak ressamlarımızdan Devabîl Kara, yeni yapıtlarını Vakko Beyoğlu Sanat Galerisi’nde sergiliyor.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan sanatçı, halen araştırma görevlisi olarak çalıştığı aynı bölümde doktora çalışması da yapıyor. 1987 yılında burslu olarak Salzburg Yaz Akademisi’nde litografi çalışmaları yapan Devabîl Kara, özgün baskılarında serigrafi tekniğinin tüm olanaklarını kullanıyor. Sanatçının genelde büyük boyutlu 18 dolayında renk/ton’dan oluşan özgün baskılarının bir diğer özelliği de az sayıda basılmış olmaları.
Devabîl Kara’nın eserlerinde, geçmişten bugüne değişimlerle gelen tarihsel kültürel birikimlerin içerisinden; sosyo-psikolojik boyutuyla yansıyan izler buluyoruz. Sanatçı, yaşam sürecini nesnel boyutuyla ele alırken, onun arka planını da; yaşamın içsel, algısal, düşünsel ve psikolojik izdüşümlerini de görsel boyuta ulaştırıyor. Kara, "Sanatsal imgeler belli bir yaşam sürecinde edinilen algıların psikolojik yansımalarıdır. Bu öznel durum, sanatın özgünlüğünün ölçüsüdür" derken, yapıtlarındaki özgün olan yanın, işte bu görsel bütünlük olduğunu da ifade ediyor. Resimlerinde, ritmin hep ön planda olduğunu söyleyen sanatçı, yüzeydeki dokunun ritmi artıran bir unsur olarak varlığını sürdürdüğünü, buradaki amacının, izleyiciyi başlangıçta bütünü algılaması için kurulan geometrik düzene çekmek, daha sonra bu düzen içerisindeki birimlerle iletişim kurmasını sağlayarak estetik bir nesne ile diyalektik bir ilişkiye sokmak olduğunu belirtiyor.
Devabîl Kara: ‘Amacım, izleyiciyi estetik bir nesne ile diyalektik bir ilişkiye sokmak’
Bu düzeneklerle somutlarken; "Mimarinin dış çizgileri bütünün kavranıp algılanmasını sağlar. Mimariden içeri girildiğinde görsel olarak algıladığımız bütünü kaybederiz. Çünkü artık bizi tek tek detaylar ilgilendirmektedir" diyen Devabîl Kara, resmini de, önce ritimle izleyiciyi buluşturan, sonra duyusal yaklaşımların psikolojik yansımalarıyla onları resmin içine, detayına çeken bir yapıda değerlendiriyor.
Bugüne kadar 11 karma sergiye katılan ve 1985 yılından bu yana dokuz ödül kazanan Devabîl Kara’nın sergisi, 27 Şubat tarihine kadar izlenebilir.
Özgün baskı resim atölyesi Resim Bölümü’nde kullanıma açıldı. Devabîl ayrıca kendi atölyesini de kurdu ve özellikle serigrafi tekniklerinde yeterli donanıma sahip. Teknik çeşitli olanaklar Devabil gibi deneyci-araştırıcı sanatçıların bu davranışını daha da hızlandırıyor. Onun son yıllarda eserlerinde görülen renk ve doku zenginliğini yararlandığı tekniklerin olanakları ile açıklayabiliriz. Fırça ile tuval ilişkisi sınırlarını aşan bir zenginlik. Ayrıca bu zenginlik fırça ve tuvale dönünce de sürüyor.
"Çizgiye yüklediği renklerle yeni ritim ve düzenler" bulmak istediğini söyleyen Devabîil bunu başarıyor. Özellikle zengin soyut dokular gösteren bazı resimlerinde yinelenen ritim ön plana çıkıyor. Hepsini oluşturan biçimsel olay veya birimlerin yinelenmesini genelde bazı eleştirmenler süslemeye yonelme şeklinde değerlendirilmektedir. Buna katılmıyorum. Süslemelerde asıl olan yinelenmenin çağdaş resme katkıları olacaktır. Süsleme sanatları zengin bir ülkede yaşayan bir ressama bu kaynağın cağın değerlerini yaratan etkinlikte doğadır. Sanatçı istemeden de bu sonucu doğurabilir. Devabîl kendisinin ve çağın yenisini ararken bulabileceği sonuçlardır bunlar: Ulaşılması gereken, tarihin süslemelerindeki bir boyutlu (tek sesli) anlatımı çok boyutluluğa (çoksesliliğe) ulaştırabilmektir. Devabîl’in, özellikle son resimlerinde özgür bir çok boyutlu anlatımı yakaladığını görüyoruz.
Batı resminde, özellikle rönesanstan sonra, objektif yaklaşım resim sanatında egemen olmuştur. Salt soyut resim yapanlarda bile görsel öğelerin gücü objektif yaklaşımla ele alınmıştır. Empresyonistler de renk ögesini objektif değerlendirme ile yüzeye çıkarmışlardır. Çağımızda ise sanatçı resim olayını doğal dünyaya veya gerçek dünyasına dayanarak yaratırken bu dünyaların insanla özellikle kendisi ile hem akıl hem duygular kanallarıyla etkileşim sağlayacak bir sonuca ulaştırmak durumundadır.
Devabîl bu yolda başarı ile çalışmasını sürdürüyor. Söylediği gibi onun resimlerinde biçim, imaj ve renkli nesneler yok artık. Resimlerin kendileri birer sanat nesnesi olma yolunda.