BIR RENGIN ANATOMISI KIRMIZI
Bir Rengin Anatomisi: Kırmızı Günlük yaşantımızda, görsel iletişim kurmamızı sağlayan renkleri; zamanın ve mekânın değişim izleğinde oluşan anlamlar ve değerle algılarız. Doğal bir fenomen olmadıkları için nörolojik bilgi olarak kültürlerarası bir doğrulukları da yoktur. Bunlara anlamlarını ve değerlerini veren toplumlardır. Renk, özü gereği disiplinler arası bir alandır. Işıkla var olur, anlam kazanır ve bir bedene kavuşur. Renkler bir bakıma ışığın çocuklarıdır. Zaman ve mekân içerisinde değişime uğrayan enerji kaynaklarıdır. Işık krallığının en dikkat çekici rengi kırmızıdır. İnsanı etkilemesi açısından kırmızı, renk ailesi içerisinde güç, enerji, ihtişam ve cesareti temsil eder. İnsanlık tarihinde güçlülerin sembolü, ümitsizlerin ümidi olmuştur kırmızı. Aydınlatılmadan algılanamayan kırmızı, Politika dünyasında kırmızı telefon imgesiyle vücut bularak tehlikenin değişmez göstergesi olmuştur. Asaletin ve soyluluğun simgesi olarak halı, nesnesiyle buluşan kırmızı, sevdalıların beyaz mendilinde “Derdinden yaralıyım, senin için ölüyorum.” ifadesinin karşılığı olmuştur. Vücut enerjisinin, biyolojik varlığımızın en önemli öğesi kanın rengidir kırmızı. Uyarı özelliği sayesinde, yaşamın her alanında vazgeçilmez nesnelerin aranan rengi olmuştur. Kırmızı aynı zamanda neşenin, enerjinin sembolü re bir çizgisi vardır. Ateş böceğinin bedeninde hayat bulan, yaşamın simgesi, sınırların efendisi kırmızı; ressamların da vazgeçemediği yegâne renklerin başında gelir. Pozitif etkisi ile hayal gücünü ve yaratıcı düşünceyi harekete geçiren kırmızı, ressamlar için açıktan koyuya her tonunda sıcaklık ve soğukluk taşıma olanağı bulunan çeşitliliğe sahiptir. Satürn kırmızısı, Zencifre ya da Vermiyon Kırmızısı, İngiliz Kırmızısı, Vişneçürüğü ya da Kök boya Kırmızısı, Kango Kırmızısı,Venedik Kırmızısı, Edirne Kırmızısı, Hint Kırmızısı, Ateş böceği Kırmızısı v.s….