MITIK HAFIZANIN İZLERI SERGI KATALOĞ YAZISI
"Mitik Hafızanın İzleri"
Gündelik hayatın sıradan bir nesnesi olan tabak, bu sergide sanatsal bir ifade aracına dönüşüyor. Bu dönüşüm, yalnızca kişisel belleğin değil, aynı zamanda kollektif hafızanın da izlerini taşıyor. Eserler, izleyiciyi hem bireysel bir anı yolculuğuna çıkarıyor hem de çocukluğun geçtiği coğrafyanın derinlerde yatan mitik hafızasını sorgulamaya davet ediyor.
Porselen tabakların yüzeyinde beliren düşsel imgeler, zamanın aşındıramadığı çocukluk anılarımı mitik bir dil aracılığıyla yeniden var ediyor. Belleğimde derin izler bırakan figürler – arı (çalışkanlık, düzen), yılan (dönüşüm, tekinsiz bilgelik), ateş böceği (kırılganlık, kıvılcım anlar), horoz (liderlik, uyanış), kertenkele (sezgi, yenilenme), karga (yenilik, ilerleme) – burada salt biyolojik varlıklar olmanın ötesine geçiyor. Çocukluğun saf algısıyla kodlanmış, mitik karakterlere dönüşüyorlar. Korkularımın, hayranlıklarımın ve doğayla kurduğum o ilkel diyaloğun sessiz taşıyıcıları gibiler.
Kompozisyonları kurgularken başvurduğum geometrik yapı, bu mitik enerjiyi düzene sokan, hafızanın katmanlarını görünür kılan bir yapısal güç işlevi görüyor. Porselen tabaklar, bu anlatının metaforik omurgasını oluştururken; üzerlerini kaplayan sır ise çift anlamlı bir rol üstleniyor: Malzemeyi koruyan fiziksel bir katman olmanın ötesinde, hafızanın bilinçaltına karışan o silik izlerini ebediyen mühürlüyor.
Bu sergi, gündelik olanın içine gizlenmiş mitik olanı, belleğin kırılgan dokusunu ve malzemenin şiirsel dilini keşfe çıkıyor.